Bugün günlerden hiç benim adım yok.
Kanatlanıyor içimden binlerce siyah kelebek.
Savruluyor rüzgârda yaprak gibi
Kalbim, uzaklarda bir yerde.
Kalbim kayıp.
Sessiz, yorgun, ağır, gözkapaklarım kapanıyor yine… Yine…
Karanlığa dokunabiliyor sanki ellerim.
Yıkık, dökük, bu şehrin duvarları birer, birer üstüme yıkılıyor yine…
Sadece sesler duyuyorum… Yine… Ayak sesleri uzaklardan…
Kuş sürüleri terk ederken bu şehri,
Ardında yoksul ve kimsesiz çocuk gibi bırakıyor yine…
Susuyorum… Yine… Sessizlik keskin.
Ve sonbahar sinsice yaklaşarak peşinde köpek gibi bir yalnızlığı üstüme sürüklüyor yine… Bekliyorum… Yine… Beklemek keskin…
Sözler hep yalan yeminleri unut
Bir veda bir sebepsiz tokat gibi çarpıyor yine… Buradan gitmem gerek… Yüzüme…
Şarkılar yalan duyduklarını unut
Bir hikâye rüzgârın ellerinde savruluyor yine… Her şeyi unutmam gerek… Yine
Kestim akıttım damarlarımdaki kanımda akan o kirli siyah yalanları…
Acımıyor bileklerim… Olmadı… Acımıyor hiç…
Sildim çıkardım yüzümden kazıdım yüzüme çizdiğin o siyah derin yazıları…
Acımıyor ellerim, avuçlarım… Olmadı… Acıtmıyor hiçbir şey.
Kustum tükürdüm içimde senden kalan o keskin o acıtan hatıraları…
Acımıyor tenim, acımıyor… Olmadı… Dokunduğun yerler.
Söktün defalarca diktim o küçük ellerinle açtığın ve sızlayan bütün yaralarımı…
Acımıyor artık kalbim… Olmadı… Kalbim…
Bana ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın çocuk?..
Sadece sessizce durdum ve öylece izledim bir meleğin ellerindeki ellerimin izlerini.
Niye yaptın… Niye yaptın… Niye yaptın ahh çocuk?..
Sadece sessizce durdum ve öylece izledim bir meleğin ellerindeki kaderimin sökülüşünü.
Bana ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın çocuk?..
Sadece sessizce durup öylece izlemek istedim bir meleğin ellerindeki kalbimi.
Niye yaptın… Niye yaptın… Niye yaptın ahh çocuk?..
Sadece öylece durup sessizce izlemeyi istedim, sadece bir meleği sevmeyi.
Göremiyorum, duyamıyorum artık dokunamıyorum çocuk
Hep bir şey eksik gibi ve hep bir şey yarım ve hep bir şey yok artık sanki.
Anlatamıyorum, anlatamıyorum artık ağlayamıyorum çocuk
Ne bir ışık var ne de bir şarkı artık sokaklarında bu kaybetmiş şehrin
İnanmıyorum, inanmıyorum artık inanamıyorum çocuk
Ne bir isim var duvarlarında, ahh ne de okunabilen bir cümle.
Bilmiyorum, bilmiyorum artık sevemiyorum çocuk
Sadece sessizce durdum ve öylece izledim bir meleğin ellerindeki ölümümü.
Ne yağmur, ne kar, ne yüzüme vuran rüzgâr
Canımı yakan acıtan sonbahar, daha dinmedi çocuk
Öyle beyaz ve öyle… Seni silmedi çocuk… Öyle maviydi ki.
Alev, alev yanan kirpiklerinden saçılan kıvılcımlarınla başlayan bu yangın
Daha sönmedi çocuk… Öyle güzeldi ki ve öyle… Sönemedi çocuk… Öyle masum ama…
Bu viran şehirde, bu viran hikâye henüz bitmedi
Bitmedi, bitmedi, bitmedi çocuk… Öyle yanlış öyle… Bitemedi çocuk…
Öyle yanlış ki ve öyle…
Bu aciz şarkılar, bu aciz dualar seni geri getirmedi, getirmedi, getirmedi çocuk…
Öyle çocuk… Dönmedin çocuk…
Kalbim… Bana ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın çocuk
Tüm maviler kirli şimdi ve tüm beyazlar utanç içinde ve sadece uyumak
Bunu niye yaptın… Niye yaptın… Niye yaptın… Niye yaptın çocuk.
Uyumak istiyorum…
CA.
Hakkımda
- hazal
- Kırılgan bir çocuğum ben, yüreğim cam kırığı. Bütün duygulardan önce öğrendim ayrılığı. Saldırgan diyorlar bana; oysa kırılganım ben. Gözyaşlarım mücevher, saklıyorum herkesten. Ürküyorlar gözümdeki ateşten, ürküyorlar dilimdeki zehirden, ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözükara cesaretimden. Diyorlar: bir yanı sarp bir uçurum, bir yanı çılgın dağ doruğu. Oysa böyle yapmasam ben nasıl korurum içimdeki çocuğu? Bir yanım çılgın nar ağacı Bir yanım buz sarayı. M.M.
9 Haziran 2011 Perşembe
18 Mayıs 2011 Çarşamba
zahir
Hiç bir şeyi geri almayı bekleme, yaptıkların için takdir edilmeyi bekleme, ne kadar zeki olduğunun keşfedilmesini bekleme ya da aşkının anlaşılmasını. daireyi tamamla. gururlu, yetersiz ya da kibirli olduğun için değil, sadece artık onun senin yaşamında yeri olmadığı için. kapıyı kapat, plağı değiştir, evi temizle, tozdan kurtul. geçmişte olduğun kişiyi bırak ve şu anda kimsen o ol..
15 Şubat 2011 Salı
bakar mısınız?
Bakarmısınız?
Beni burda unuttunuz.Farkında mısınız ?
Siz benim umutlarımı katlettiniz; giderken gölgenizde sözlerimi unuttunuz.
Hiç sevmezdiniz, komik gelirdi size,kara mizah belkide.
okuduğunuz derginin, ikinci sayfasındaki gülümseme.
Katılaşmıştı yüreğiniz
Beni burda unuttunuz.Farkında mısınız ?
Siz benim umutlarımı katlettiniz; giderken gölgenizde sözlerimi unuttunuz.
Hiç sevmezdiniz, komik gelirdi size,kara mizah belkide.
okuduğunuz derginin, ikinci sayfasındaki gülümseme.
Katılaşmıştı yüreğiniz
siz;
içtiğim ilk hayalin külünde savruldunuz bir sonbahar gecesi hüzünlere.
serçe gibi ürkektiniz aslında, akbabalar etrafınızda;
Siz hep siyaha beyaz fotoğrafllarda gülümseyen ;güzel masaldınız .
Uyumadan önce dinlerdim hep; bir daha baba bir daha;
serçe gibi ürkektiniz aslında, akbabalar etrafınızda;
Siz hep siyaha beyaz fotoğrafllarda gülümseyen ;güzel masaldınız .
Uyumadan önce dinlerdim hep; bir daha baba bir daha;
siz bir varmış bir yokmuşla başlamazdınız ;
hiç yoktunuz olmadınız
hiç yoktunuz olmadınız
yağmurlar giydirdim güneşinden korunmanız için ilk baharın
kalbinizi söküp balçıklarla sıvadınız .
siz mahkumdunuz ; aciz hayatınızda;
siz mahkumdunuz ; aciz hayatınızda;
belkide siz herşeydiniz. küçük dünyamın merkezi
hayalimin üstüne inşa etiiğim yüksek binaların dördü, beşi.
siz soluksuz başladığım bir masaldınız
ve bittiniz son cümleleriyle hayatın
hepsi mutlu bitecek değildi ya siz kötü sonların adıydınız .
kötü sonların kötü kalpli kahramanı
siyah beyaz kahramanların gökkuşağı rengindeki hayatı.
siz soluksuz başladığım bir masaldınız
ve bittiniz son cümleleriyle hayatın
hepsi mutlu bitecek değildi ya siz kötü sonların adıydınız .
kötü sonların kötü kalpli kahramanı
siyah beyaz kahramanların gökkuşağı rengindeki hayatı.
13 Şubat 2011 Pazar
hayatı değiştiren yazılar..
Birine ya da bir şeye sadık olmak zorundaysam, öncelikle kendime sadık davranmalıyım. Gerçek aşkı arıyorsam, karşıma çıkan ortalama aşkları defterden silmeliyim. Edindiğim azıcık deneyim bana gösterdi ki, kimse herhangi bir şeyin efendisi değildir, hepsi sadece bir yanılsamadır; maddi zenginlikler de, ruhsal zenginliklerde. Çantada keklik sandığını kaybetmiş olan kişi, sonunda hiçbir şeyin ona ait olmadığını öğrenir.
ve hiçbir şey bana ait değilse, benim olmayanlar için kaygılanmamın gereği de yok demektir; Bugün ömrümün ilk(ya da son) günüymüş gibi yaşamam daha doğru."
on bir dakika-paulo coelho
ve hiçbir şey bana ait değilse, benim olmayanlar için kaygılanmamın gereği de yok demektir; Bugün ömrümün ilk(ya da son) günüymüş gibi yaşamam daha doğru."
on bir dakika-paulo coelho
Kaydol:
Yorumlar (Atom)